29 Aralık 2014 Pazartesi

Altın'da yükseliş umutları başka bahara kalacak gibi..

Altın'daki son yükseliş dalgasının da 1,200 bariyerinden döndüğünü izliyoruz. Altın'ın yükselişlerde her seferinde darbe yemesi alıcıların iştahını oldukça kesmişe benziyor. Yükselişlerde alıcıların azaldığını, düşüşlerde ise satıcıların arttığını görüyoruz. Bu durumdan
çıkarabileceğimiz anlam ise Altın'ın yükseliş inandırıcılığı azalmış durumda. Düşüşlerde ise yükseliş umudu bitenlerin de satışa geçtiğini söyleyebiliriz. Önümüzdeki aylarda (Nisan-Haziran 2015) faiz artış olasılığının güçlenmesi Dolar'ın güçleneceği beklentisi, Nakit para ihtiyacının karşılanması amacıyla eldeki altının satılabileceği düşüncesi Altın'ın önümüzdeki dönemde daha çok düşebileceğine işaret ediyor. Son günlerdeki 1,200 hareketi belki de son yükseliş dalgası olarak kalacaktır. Ancak şunu unutmamalıyız ki 1,221 altındaki hareketlerde ciddi bir satış potansiyeli bulunuyor. Nereye kadar süreceğini tahmin etmek gerekirse 1,156 dolar altında kalıcılığın oluşmasıyla 1,085-1,045 ve 980 dolarları konuşabiliriz. Düşüş trendi içerisinde olduğumuzu oluşabilecek yükselişlerin satış fırsatı olarak kullanılması gerektiğini belirtmekte fayda var. 100 günlük hareketli ortalamanın bugünlerde 1,221 seviyelerinde hareket etmesi de direnç bölgesinin bu seviyelerde oluşabileceğini gösteriyor. Yükseliş ihtimalinin artması için ilk etapta 1,200 üzerinde haftalık, 1,221 üzerinde de günlük kapanışlara ihtiyaç var.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Hürriyet E-Gazete’nin yılbaşı paketinde sizi sürprizler bekliyor!

Haberleri takip etmek için kullanılabilecek en iyi uygulama Hürriyet E-gazete olsa gerek. Hem basılı gazete okuma keyfini yaşarken, hem de güncel haberlere ulaşabilme imkanı sunuyor. Uygulamanın son güncellemeleri ile de; hava durumuna, burcuma, finans haberlerine ve sinema rehberine ulaşabiliyorum. Hürriyet E-Gazete'nin en güzel yanı da (sona sakladım) bir sonraki günün haberlerini 00:00'da alınıyor olması.
Şimdi de sizi Hürriyet E-gazete'nin yılbaşı paketi ile tanıştırmak istiyorum. Bu pakette Hürriyet E-Gazete'nin yanı sıra, Elle ve Atlas dergilerinin dijital kopyası var :)
Haberleri ve gündemi hem gazete okuma keyfini yaşayarak takip etmek isteyenler, hem de ben gazetemi okurken bir yandan da falıma da bakarım, filmlerden de haberim olur diyenler yılbaşı paketini kaçırmasın derim! Hem de kısa bir süre için sunulan bu paketi alıp, gazete keyfini sürerken, modayı Elle ile takip de edebilir, Atlas okuyarak da farklı keşifler yaşayabilirsiniz.
Yeni yılda sevdiklerine sevdiğin şeyleri hediye etmek de adettendir. Siz de arkadaşlarınıza ve gazetesiz olmaz diyen aile üyelerinize 6 aylık veya 1 yıllık versiyonları olan Hürriyet E-Gazete paketlerinden birini hediye edebilirsiniz. Her gün kullandıkça sizi hatırlasınlar:)
Daha ayrıntılı bilgi almak için sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Aralık 2014 Çarşamba

Fed ibreyi faiz artışına doğru kaydırdı

Fed'in bugün biten toplantı sonrası Yellen'in düzenlediği basın toplantısında yapılan açıklamalarda önümüzdeki 2 toplantıda faizin arttırılmayacağını dile getirdi.

Yellen toparlanmanın ılımlı devam ettiğini ifade ederek iş gücü piyasasının hakkını veriyor. Ardından enflasyon konusunda yumuşak tavrını koruyor. Hedeflerinin altındaki enflasyonun kısmen enerji fiyatlarından kaynaklandığını söylüyor ve kendi beklentilerini de 2015 yılı için %1,6-%1,9 aralığından %1-%1,6 aralığına indiriyor ancak çekirdekte benzer bir hareket yok.

Bu koşullar altında ne zaman faizleri artıracağız diye düşündürüp buna da sabırlı oluruz şeklinde cevap veriyor. Daha önceki kayda değer zaman ifadesi de bu şekilde kalkmış oldu. Ancak daha önce yazdığım gibi en az 2 toplantı dendi. Yani Ocak ve Mart toplantılarında faiz artışı yok ama Nisan olabilir. Yellen yine de faiz artışının verilere bağlı olduğunu, veriler iyi gelmeye devam ederse faiz artışının olabileceğini belirtti. Zaten 2015 yılında faiz artışı konusunda üyeler hemfikir bu durumda en erken Nisan en geç de Ekim toplantısı olmak üzere bir faiz artışı görme olasılığımız yüksek. Petrol fiyatlarındaki düşüşün olumlu-olumsuz etkisine de değinildi. Enflasyonun da yoluna girmesiyle faiz artışı gelebilir.

Kısaca özetlemek gerekirse Nisan ayına kadar faiz artışının olmayacak olması yılbaşı rallisini gündeme getirebilir ve bu olumlu hava Nisan ayına kadar devam edebilir. Nisan ayı içerisinde veriler de iyi gelmeye başladıysa artık faiz korkusu piyasaları etkisi altına alarak oynaklığın arttığına şahit olabiliriz.

Yarına bakacak olursa Eurusd, Gbpusd, Altın'da aşağı yönlü, Dolar'da ise yatay/aşağı yönlü seyir izleyebilir. Borsa ise olumlu bir havaya girecektir. Yani piyasadaki belirsizlik şimdilik ortadan kalktığı için aksi bir durum olmadıkça kısa süreli pozisyonlar alınabilir.

Eurusd 1,231-1,225-1,220 destek noktaları; 1,237-1,241-1,27 direnç noktaları
Gbpusd 1,554-1,549-1,542 destek noktaları; 1,560-1,570-1,5755 direnç noktaları
Xauusd 1,177-1,165-1,157 destek noktaları; 1,202-1,207-1,221 direnç noktaları
Usdtry 2,325-2,314-2,292 destek noktaları; 2,342-2,352-2,362 direnç noktaları olarak görev yapacak.

2015 yılında gerçekleşecek Fed toplantı tarihleri ise şöyle:

27-28 Ocak (Salı-Çarşamba)
17-18 Mart (Salı-Çarşamba)
28-29 Nisan (Salı-Çarşamba)
16-17 Haziran (Salı-Çarşamba)
28-29 Temmuz (Salı-Çarşamba)
16-17 Eylül (Çarşamba-Perşembe)
27-28 Ekim (Salı-Çarşamba)
15-16 Aralık (Salı-Çarşamba)

15 Aralık 2014 Pazartesi

Altın'da yükseliş bitti mi? 15-19 Aralık Haftalık Altın Analizi

Altın daha önce analizini yaptığımız 1,221 direncini aşarak yeniden yükseliş sinyali vermiş oldu. 1,180 seviyelerinde hedef olarak verdiğimiz
1,255-1,268 aralığı için izlemede kalmaya devam ediyoruz. 1,221 direnci aşılmış durumda ve trendi yukarı olarak görüyoruz. 1,206 düşüş trend desteği olduğundan bu seviye önemle takip edilmelidir. Günlük grafikte 5. hareketin tamamlanmasıyla Wolfe Wave Formasyonunun devreye girerek yükselişe geçebileceğini belirtmiş, nitekim güvenirliğini önemsediğimiz formasyon başarılı bir görünüm ortaya koymuştur.

100 periyotluk hareketli ortalama 4 saatlik yükseliş trendinde kritik bir destek iken günlük grafikte direnç olarak görev yapmakta. Ortalamanın geçtiği seviye 1,233. Bu seviyenin aşılması 1,255-1,268 aralığı için Altın'a güç verecektir.



NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

3 Aralık 2014 Çarşamba

Usdtry 2,243 bandını geçebilecek mi? - 3 Aralık Dolar Analizi

Dolar geçtiğimiz gün analizini yaptığımızda önemi üzerinde durduğumuz 100 günlük hareketli ortalamadan destek bularak yükselişe geçti ve kontrol noktası olan 2,217 seviyesini kırmayı başardı. Dolar'ın 2,217 üzerinde hedefi olan 2,243 seviyesini test etmesi normaldir. Peki, Dolar bu seviyeyi aşabilir mi derseniz
evet aşabilir. Hedefine 2,260 seviyesini almış olan Dolar'ın 2,260 direncini aşması şu aşamada zor görünüyor. 2,188-2,243 bandının yukarı kırılması fiyatların yukarı baskısını arttıracağından 2,260 direncinin önümüzdeki günlerde kırılarak 2,285 seviyesinin test edilmesi söz konusu olabilir. Olası düşüşlerin alım fırsatı olarak görülebileceği Dolar'da 2,21-2,20 aralığı düşüşlerde alım bölgesi olarak görülebilir. Bu seviyelerden yapılacak alımlarda 2,285 seviyeleri hedef olarak görülebilir.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Altın kritik direnci ilk denemede aşamadı - 3 Aralık Altın Analizi

Altın geçtiğimiz gün analizini yaptığımız ve önemi üzerinde durduğumuz düşüş trend çizgisini ve kritik direncimiz olan 1,221 seviyesini test ederek kar al noktamızı gördü ancak bu seviyeden hızlı bir geri dönüş yaşadı. En düşük 1,192 seviyesinin görüldüğü
Altın'da yeni bir alım sinyalinin oluşması içn 1,221 direncinin kırılması gerekmektedir. Gün içerisinde kritik direnç aralığı 1,218-1,221 olmak üzere bu aralık geçilmeden net bir yükseliş söz etmek biraz zor. 1,221'in aşılması Wolfe wave formasyon hedefi olan 1,261-68 aralığını gündeme getirecektir.

Son görünüme baktığımızda yükseliş ihtimalinin daha yüksek olduğunu görüyoruz. Olası yükselişte 1,218/21 aralığı kar al noktası seçilecekken 1,197 altı ise stop noktası olarak belirlenmelidir.

Destekler 1,192-1,177-1,169

Dirençler 1,208-1,218-1,221

2 Aralık 2014 Salı

Fiyat/Kazanç Yöntemiyle Şirket Değerini Bulun

Bir varlığı satın almadan önce çoğu zaman pahalı mı ucuz mu diye araştırma yaparız. Bu tür değerlendirmeyi de yaparken de çoğunlukla benzer ürünlerle veya aynı ürünü satan başka firmalarla karşılaştırırız. Aynı ürünü satan firmaların fiyatları da mutlaka değişiklik gösterecektir. Kimisi kaliteli ve pahalı mal satarken kimisi daha kalitesiz ama yine de çok da ucuz olmayan ürünler satmaktadır. Bu konuda işin içerisine pazarlama girmektedir. Unutulmamalıdır ki pazarlama ticarette çok önemli bir faktördür.

Şirket ve hisse değerlendirirken de genellikle aynı yöntemi kullanırız. Bu değerleme esnasında hisse fiyatı belli kriterler kullanılarak tahmin edilmeye çalışır ve buna göre pahalı ve ucuz denilebilir. Örneğin televizyon fiyatları lcd, led gibi özelliklerine veya boyutlarına göre değişmektedir. Bir işletmeyi alacağımız zaman da işletmenin bakacağımız ilk kriteri kazançlı olup olmadığıdır. Kazançlı bir işletme ister istemez daha pahalı olacaktır. Fiyat/Kazanç oranı da işletmenin her 1 TL'lik hisse senedi başına düşen net karına karşılık, yatırımcıların kaç TL ödemeye razı olduklarını gösteren bir orandır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi bu oranın kullanırken şirketin pahalı mı ucuz mu olduğunu anlamak için;
-Aynı işi yapan diğer şirketlerin F/K oranları ortalaması
-BİST'in genelinin F/K oranı ortalaması alınır ve buna göre şirket hissesinin pahalı mı ucuz mu olduğu anlaşılır.

Şimdi bu oran kullanılarak çok değerli bir şirketin hissesi diğerlerine göre pahalı, o nedenle almayalım denilirse o da hatalı olur tabi. Bazı değerli şirketlerin oranı uzun yıllar boyunca diğerlerine göre pahalı olmuştur tabi. Olmalıdır da çünkü her şirketin aynı karı elde etmesi ve aynı pazarlamayı yapması beklenemez. Bu durumda şirketi kendi içerisindeki durumuna göre değerlendirmek gerek.

F/K oranı şu yöntemle bulunur:

F/K = Hisse senedi piyasa fiyatı / Hisse başına net kar

Mesela X şirketinin F/K oranı 15, hisse başına net kar tutarı da 120 TL'dir. Bu şirketin hisse senedinin olması gereken tutarı hesaplayacak olursak:

15 = Fiyat / 120 ise Hisse senedi fiyatı = 15x120 Hisse senedi fiyatı = 1,800 TL

Bu oranı kullanmamızın sebebi daha önce belirttiğimiz gibi şirketin suni bir şekilde mi şişirildiği yoksa gerçekten kar ettiği için mi böyle yüksek fiyatlı olduğunu bulmak içindir. Diğer nedenleri sıralayacak olursak;

- Değerleme yaparken objektif bir bakış açısının oluşmasını ve şirket hakkında daha iyi bir yorum çıkarmamızı sağlar,
- Borsaya katılacak şirketlerin hisse senedinin fiyatının bulunmasını da sağlayacağından başlangıç fiyatının pahalı mı ucuz mu olduğunu tespit etmemizi sağlar,
- Net kar ile tahmniin bir sonuç çıkarıldığı için kesinlikle sadece F/K oranına bakılarak işlem yapılmamalı diğer kriterler de kullanılmalıdır,
-Daha önceki şirket karına göre elde edilen bu oran gelecek hakkında fikir oluşturabilir ancak kesin bir sonuç olarak algılanmamalıdır. Şirket karı düşebilir ve hatta şirket zarar da edebilir,
- Karı sıfıra yakın olan firmalarda bu oran çok yüksek çıkacaktır. Aynı zamanda zarar eden şirketler için F/K oranı hesaplanmaz..

Ham Petrol düşüşe hazırlanıyor - 2 Aralık Petrol Analizi

Petrol'deki görünüme baktığımızda 21 periyotluk ortalama ve mavi ile belirttiğimiz düşüş trendinin hemen altında hareket ediyor. Petrol'ün son çıkışının
düzeltme olduğunu göstergelerin aşağı yönlü harekete devam edeceğini düşünüyoruz. 69,50 seviyeleri ters OBO'yu harekete geçirebilecek 67,70 seviyeleri ise satışların sertleşmesini sağlayacak kritik seviyeler. Bu nedenle petrol 69,50 altında hareket ettikçe satış baskısı yoğun bir şekilde devam edecektir. Olası düşüşlerde 65,00 ve 63,70 seviyeleri hedef olarak izlenebilir.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

1 Aralık 2014 Pazartesi

Altın'da Wolfe Wave Formasyonu mu oluşuyor? - 1 Aralık Altın Analizi

Altın geçtiğimiz günlerde yaptığımız analizde 1,200 seviyesi civarında zorlanmış ve bunun bir satış baskısı yaratabileceğini belirtmiştik. Nitekim Altın'da 1,157 hedefli düşüş senaryomuz gerçekleşerek 1,142 görülen en düşük seviye oldu. Altın'da uzun bir
süredir oluşumunu takip ettiğimiz Wolfe Wave formasyonunun 5. ayağı da tamamlanmış oldu. Formasyon gereği görülen 5 numaralı dip seviyeden yaşanacak kısa süreli bir yükseliş ve ardından düşüş trendinin test edilmesiyle alım fırsatının oluşması şu ana kadar formasyonun kuralıyla işlemesini sağladı.

1,200 etrafında gezinen 50 günlük ortalama Altın'ın bu seviyelerde soluklanmasını sağlayabilir. Kırmızı ile belirttiğim düşüş trendi üzerinde yaşanacak günlük kapanışta yeni bir alım fırsatının oluşması durumun netleşmesini ve 1,255-1,268 aralığının hedeflenmesini sağlayabilir. Wolfe wave formsyonunu gözden geçirmek için tıklayın.

Destekler 1,169-1,157-1,145

Dirençler 1,194-1,208-1,216

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

30 Kasım 2014 Pazar

Piyasa Değeri / Defter Değeri düşük olan şirketler

Bir malın fiyatı her zaman aynı değildir. Bazı zamanlarda talep fazlasından yükselirken bazı zamanlarda talep azalması yaşanır ve malın fiyatı düşer. Fiyatların yükselmesi tamamen talebe göre belirlenmez tabi ki de. Döviz fiyatları da etkili olmaktadır. Döviz fiyatlarının yüksek olması, fiyatların genel anlamda yükselmesine ve dolaylı olarak enflasyonun yüksek olmasına neden olmaktadır. Enflasyon yükselince şirketin kar oranı düşmekte ve hisse senedi fiyatları da düşmeye başlayacaktır. Bu tür durumlarda hissenin gerçek değerini anlamamız zorlaşsa da yatırımcılar şirket muhasebesi incelenerek gerçek değere ulaşmaya çalışmaktadır. Bu yönteme göre şirketin piyasa değeri hissenin defter değerine bölünerek bir oran elde edilir. Bu oran aynı sektörde faaliyet gösteren diğer şirketlerle karşılaştırıldığında firmanın değeri için bir yorum yapılabilir. Şirket değerini bulmak içinse sektörün PD/DD ile şirketin defter defter değeri çarpılmalıdır.

Diyelim ki X firmasının hisse fiyatını bulmak istiyoruz. Aynı sektörde faaliyet gösteren 10 şirketin PD/DD oranı 4,5 olsun. X firmasının değeri de 150 TL olsun. Şirketin hisse fiyatını bulmak istediğimizde;

PD/DD = Hisse fiyatı / Defter değeri

4,5 = X / 150

X yani hisse senedi fiyatı 675 TL olur..

Bu yöntemin dezavantajları ve avantajları da mutlaka olacaktır. Örneğin PD/DD sektör ortalamasının üzerinde bir şirketi ele alalım. O şirketin özel bir durumu olabilir ve bu durumda PD/DD yüksek çıakcaktır. Bu demek değildir ki hisse pahalı durumdadır. Yıllarca defter değerinin kat kat üzerinde işlem görmeye devam edebilir. Bu tür durumlar spekülatör işlemleri olup ileriki dönemlerde şirketin çok kazançlı ve iyi bir duruma geleceğinin öngörülmesiyle olabilir.

Genel olarak PD/DD oranı 1,00 ve 1,00'ın altında olan şirketler genel olarak ucuz sayılır. Bu oran yükseldikçe hissenin pahalı olmaya başladığı yorumu getirilebilir. Bu oran kullanılırken mutlaka sektör ortalaması da göz önünde bulundurulmalıdır.


29 Kasım 2014 Cumartesi

Temettü verimi ve temettü verimliliği yüksek olan şirketler

Temettü Verimi
Borsada sıkça duyduğumuz bu kavram temettü hisselerine yatırım yapan yatırımcılar için en önemli göstergelerden biridir. Bu orana göre verimi en yüksek olan hisseler bulunarak hissenin ne kadar kazandıracağını kabaca tahmin etmiş oluruz. Temettü verimi hesaplanırken hisse başına dağıtılan temettü/ hisse başına maliyet formülü uygulanır. Maliyet olmak zorunda değildir. Örneğin o yılbaşındaki fiyat da uygulanabileceği gibi yıl içerisindeki ağırlıklı ortalama fiyat da kullanılabilir.

Kesin bir kazanç anlamı çıkmayacağı gibi şirketin karı ne kadar yüksekse temettü verimi de o kadar yüksek olur. Şirket karı da muhasebe hesaplarıyla oynanabileceği için yüksek tutulabilir. Bu nedenle bilanço dikkatlice incelenmeli, sektördeki diğer şirketlerle karşılaştırma yapılmalıdır.

Temettü Verimi hesaplanan şirketin diğer şirketlerin verimliliğiyle karşılaştırılması ya da en doğru şekilde aynı sektördeki şirketlerle karşılaştırılması daha doğru olacaktır.

Bahsettiğimiz üzere Hisse başı ödenen temettü/hisse senedi fiyatı şeklinde hesaplama yapılır. Hisse başı ödenen temettü yüksek, hisse fiyatı düşükse hissenin temettü verimi yüksek şeklinde yorumlanabilir. Verimden anlayacağımız yüzdelik getiri oranı olmalıdır. Şöyle ki A şirketi 0,20 TL hisse başı kar dağıtacak, A hissesinin fiyatı veya maliyetimiz de 1,00 TL olsun. A hissesinin temettü verimi %20 olarak hesaplanır ki bu bizim %20 kazanç sağlayacağımız şeklinde yorumlanmalıdır.

Aynı sektördeki B hissesinin dağıtacağı temettü hisse başına 0,15 fiyatı da yine 1,00 TL olsun. Bu şirketin temettü verimi de  %15 olur.

A şirketi ile B şirketini karşılaştırdığımızda %20 getiri öngören A hissesi daha çok tercih edilecektir.

Şimdi hisselerin temettü verimliliği tahminlerine bakalım>>>

Faiz oranını etkileyen faktörler

Faiz kullanımı eski çağlara kadar dayanan gelir elde etme yöntemidir. M.Ö 3000 yıllarında Sümerler'in faiz ile kredili satış yaptığı bilinmektedir.

Faiz tarihin her döneminde yatırım yapan için de tasarruf yapan için önemli bir faktördür. Mesela bazı kişiler parasını faize yatırıp tasarruf yapmak isterken bazı kişiler de yatırım için gerekli parayı temin edemeyip tasarruf yapan kişilerden bu parayı ödünç almaktadır. İşte bu ödünç alma karşılığında bir bedel öder. Bu bedele de faiz denir.

Faiz oranları iç ve dış faktörler başlıca ana faktörler olmak üzere en çok piyasadaki dalgalanmalardan etkilenmektedir.

Faiz oranları üzerinde
-Para arzı
-Para talebi
-Enflasyon
-Döviz Kuru
-Kamu İç Borçlanması gibi faktörler oldukça etkili olmaktadır.

Faiz oranlarındaki değişkenlik genel olarak ekonomiyi etkilemekle birlikte özellikle borçlanmalar üzerinde etkili olmaktadır. En çok da inşaat sektöründe ve otomobil gibi harcama kalemleri üzerinde etkili olan faiz oranlarının bütçe üzerindeki etkisi önemli olmakla birlikte büyüme, istikrar, bankacılık ve finans sektörü açısından da önemlidir. Faiz oranlarındaki iniş çıkışlar verilen kredilerde kullanılacak faiz oranlarının belirlenmesinde zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Tahviller de bir borçlanma aracı olduğundan faiz oranlarından oldukça etkilenmektedir. Tahvilin değeri ile piyasa faiz oranları ters orantılıdır. Yani faizler yükseldikçe tahvil değeri düşmekte, piyasa faizi düştükçe tahvilin değeri artmaktadır.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

28 Kasım 2014 Cuma

Usdtry 100 günlük HO'dan destek buldu - 1-5 Aralık Haftalık Dolar Analizi

Bir yatırımcının isteği üzerine incelediğimiz Dolar'ın son günlerde 100 günlük hareketli ortalamaya yaklaştığını ve bugün de bu destek seviyesinden yükseliş gerçekleştirdiğini görüyoruz. Dolar 100 günlük
HO'nun geçtiği seviye olan 2,201 ve orta vade 2,188-2,243 bant aralığının alt bölgesine yaklaştığından yükselişler normal karşılanmalıdır.

Kısa vadeli görünümde 2,1177 kritik direnç olmak üzere bu direnç üzerinde 2,228-2,243 dirençleri test edilebilir. 2,217 bariyeri altında kalındıkça 2,201 ve daha önemli olan 2,188 destekleri test edilmek istenecektir. 

Görünümün yukarı olduğu Dolar'da yükseliş trendinin devam ettirilmek istendiği görülüyor. Orta vadede 2,188 ve 2,15 desteklerine düşüşlerin alım fırsatı olduğunu belirttiğimiz Dolar'da 2,243 daha sonra ise 2,310 seviyeleri hedef olarak izlenmelidir. 

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Profesyonel Forex Anlayışı-2

İlk bölümde işlem yapmadan önce ve işlem yaparken dikkat etmemiz gerekenlerden bahsettik. İşlem öncesi girdiğimiz kararlı duruşu işlem açıkken de devam ettirebilmek ilk kuralımız olarak akılda tutulmalıdır. Gerekirse bir kağıda yazılarak ekranına yapıştırılmalı. Kararından dönme, dönenler kaybedenlerdir... Neyse işin şakasını bir tarafa bırakalım da bu kısımda okuyacaklarınız kendi tecrübelerim sonucunda elde etmiş olduklarım olup sizin pratikte daha başarılı olmanıza katkı sunabilecek yazılardır.

Kendinizi tekniğe boğmayın. Teknik analizi yeni yeni öğrenenler hemen bildiği bir çok göstergeyi grafiğe ekleyerek çorba yapıp öylece ekrana bakar. Bir gösterge "Sat, sat, sat" derken diğeri "Al, al, al" der. Bu böyledir. Sonuçta göstergeler de önceki ve şu anki fiyat hareketlerine göre şekillenir. Kimisi hareketli ortalama metodunu kullanır kimisi başka bir yöntemle oluşturulur. O yön belirlemek için değil de belirlediğimiz yönü ne kadar desteklediği araştırılmalıdır. Çok güvenilir olan Rsi, Macd gibi göstergelerin mutlaka durumu gözden geçirilmelidir. İlk başta trend belirlenir (çizgiler vs) daha sonra göstergelerin durumuna bakılır. Hareketli ortalamalardan hiç biri en güvenilir değildir. Her parite için daha başarılı olan hareketli ortalamalar olabilir ancak sizin daha önce destek veya direnç görevi görmüş ortalamayı esas almanız daha uygun düşer.

Gelelim kuru fasulyenin faydalarına. Teknik kısımda yön belirleme en önemli safha olmakla birlikte işlem açıldıktan sonraki kısım asıl melese olandır. Çünkü yatırımcıların çoğu yönü doğru tahmin etseler bile işlemi hedefledikleri kar al noktalarında kapatamıyor ve hatta zarar bile edebiliyorlar.

İşlem açarken paramızın en fazla %5'ini riske etmeliyiz. Mesela 100 dolarımız var ve bu 100 doların en fazla 5 dolarını zarar edecek şekilde stop noktası belirlemeliyiz. Yani ortalama bir fiyattır ancak daha fazla risk almamız daha sonraki işlemlerimizi engelleyebilir. Paramızın riskini belirleme aşaması da yine önemli bir mevzu olarak yer edinmelidir. Şöyle bir sıralama yapacak olursak Teknik kısım Forex için %10 önemli olmalıdır. Para stratejimiz yani kaldıraç ve risk oranımız işin %30'unu oluştururken, kendimizi kontrol etme ve psikolojimizi doğru yönetme bu işin %60'ını oluşturuyor. 

Bu yazdıklarım önemsenmeyebilir. Paranızın %5'ini değil de %50 sini risk alırsınız ve %50 ve daha fazla kazanmayı hayal edebilirsiniz. Gerçekleşebilir de. Ama bu şanslı olduğunuzu değil de bilakis şanssız biri olduğunuzu gösterir. Eğer açacağınız 2. işlem de böyle başarılı sonuçlanırsa gerçekten felakete yaklaşıyorsunuz demektir. Size geçmiş olsun. Kaybedenler kulübüne üyesiniz demektir. Çünkü bu güvenle daha çok para kazanacağınızı düşünerek hesabınıza para bile ekleyebilirsiniz ve bu durumda elinizdekini de kaybedebilirsiniz. Bu nedenle kaybetmeyi normalleştirmek ve bize lazım olacak parayı kesinlikle bu işte kullanmamamız gerekmektedir.

Piyasada sık duyduğumuz forex robotları ne kadar başarılıdır bilemiyorum. Uzun vadede iyi kazanç sağladığı söylenmekte ancak ben pek güvenmiyorum. Öyle bir robotum olsa ben kesinlikle satmam. Bırakırım robot kazandırsın kazandırdıkça da paramı büyütür ona göre milyarder olabilirim. Ne diye böylesine bir cevheri satıp da başıma iş açayım ki. Ha robotun faydası nedir derseniz psikoloji, yani forex'te en önemli konuyu saf dışı bırakmaktadır. Sonuçta robot da kullandığımız göstergelerin belli durumlarına göre sinyal üretmektedir. Eğer kendimiz desteği, direnci çizip kendimiz trendi belirliyorsak bu noktada iş sabrımıza kalıyor. Ne demiş Şeyh Edebali "Sabır kara bir dikeni yutmak, diken içini parçalayıp geçerken de hiç ses çıkarmamaktadır". Yani işlem terse gitse bile o canımızın yanmasına ses etmeden beklemeliyiz. Taki stop olana kadar. 1 dklık grafikte bakıyorsak o grafiğe bakarak takip etmeli 5 dklığa bakıyorsak 5 dklık grafiği takip etmeliyiz.

Günlük grafiğe bakıp işlem açmak istiyorsak da 4 saatlik veya 1 saatlik grafiğe de bakmalıyız. Sonuçta o an için düzeltme yaşanıyor olabilir. Daha düşük fiyattan alma veya daha yüksek fiyattan satma olasılığımız artacaktır.

Gün içinde en hareketli zamanlar Abd piyasalarının açıldığı 15:00 ile 19:00 arasıdır. Genel olarak bu saatler arasında önemli veriler açıklanır. Geceye doğru piyasa durgunlaşır ve gece işlem yapmak isteyenler çok düşük oranda pip için piyasayı takibe alırlar. Gün içi 15:00-19:00 arası çok hareketli olduğundan teknik yetersiz kalabilir. Piyasa çok oynaktır. Verilere göre şekillenen pariteler bir aşağı bir yukarı hareket ederken bir çok yatırımcıyı zarara uğratabilir. Bu nedenle önemli veri saatinde işlemin açık olmaması daha uygundur. Veriyi doğru tahmin etseniz bile işleminiz stop olabilir.

Haberlerden bahsetmişken temel analiz mi teknik analiz mi diye soracak olursanız hiç kuşkusuz Teknik Analiz derim. Uzun süredir yayın yaptığım blogumda sadece teknik analizi ele almamın sebebi de budur. Ben piyasada ne olup bittiğini veya hangi haberin ne zaman geleceğini bilemem. Bu mümkün değil. Genelde haberlerde gördükten sonra herkes aynı şeyi yapacaktır. Ama en hızlı haberi size grafik verecektir. Siz grafikte bir şeylerin olduğunu veya olabileceğini anlarsınız. Bu er ya da geç olacaktır. Olacak haberin de olumlu mu olumsuz mu algılanacağı da ayrı bir meseledir. Her türlü algı net bir şekilde oturana kadar atı alan Üsküdar'ı geçmiş olur. Ama haberleri izlemek de zararlı değildir tabi, haberler sizin tekniğinizle uyuşuyorsa 10 numara iş çıkarmışsınız demektir. Kesinlikle verileri takip etmek de gerekli.

Son bir konu da en fazla 5 paritede işlem yapmalısınız. Çok fazla pariteyi değerlendirip hepsinden aynı anda işlem açmak da kafa karıştırıcı olacaktır. Paritelerde önemli destek-dirençleri bilmek açısından olabildiğince az pariteyi takip etmek ve size en uygun pariteyi belirlemek gerekir. Bazı paritelerde gerçekten de size uygun gelmeyebilir. Bunu belirlemek için demo hesapla sık sık deneme yapmalı, parite grafiğinize gözünüzü alıştırmalısınız. Bol kazanç dilerim.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçim olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Profesyonel Forex Anlayışı

Her yiğidin farklı bir yoğurt yiyişi vardır. Forex'te de binlerce yatırımcı olduğuna göre her birinin ayrı yöntemi de olacaktır. Kimisi destekten alırken kimisi aynı yerden satmayı dener. Piyasa da böyle oluşur ve sizin gördüğünüz grafik herkesin önünde bulunduğuna göre herkes farklı bir yorum getirebilir. Önemli olan 1 pip de olsa kazandırabilecek stratejiyi belirlemektir. Her işlemde kazandırmasını elbette bekleyemeyiz. Zaten her zaman kazandırırım diyen birisi de yalan söylüyordur. Çok net bir şekilde sürekli kazandıran bir strateji olmadığını, aramanın da boşuna bir çaba olduğunu belirtebilirim.

O kadar hızlı gelişen bir dünya içerisinde yaşıyoruz ki bir gün yağmurun yağması insanlar için olumlu sayılırken başka bir gün oldukça can sıkıcı olabiliyor. Sürekli değişen bir yapının içerisinde yer aldığımız için her zaman aynı düşüncelerle hareket etmek ve kendimizi toplumdan soyutlamak bizlere başarıyı getirmez. Forex ile ilgilenen bir insanın bilgisayar başına oturup da dış dünyadan kendini soyutlaması normaldir. Ancak bu sık tekrarlanırsa en başarılı yatırımcının bile zarar etmesine yol açabilir.

Araba alırken dikkatli bir şekilde aracı incelemezsek ederinin üzerinde alış yaptığımız için zarar edebiliriz. O nedenle nasıl ki araba alırken her yerini inceleyip fiyatıyla karşılaştırıp da ucuz mu pahalı mı normal mi etiketi yapıştırıyorsak Forex ticaretinde de öyle davranmalıyız. Ticaretimizi yaparkenucuz olduğunu yani ileride bunu daha yüksek bir fiyata satacağımızı düşünüyorsak kim ne derse desin kulak tıkar, aklımızdaki fiyatı teklif eden biri çıkana kadar olumsuz konuşmalara aldırış etmeyiz. Forex ticaretinde de işlemi açtıktan sonra artık mal sahibi siz olursunuz ve artık belirlediğiniz hedefe ulaşmasını beklemelisiniz. Yani yoğunlaşma işlem açmadan önce en üst düzeydeyken işlemi açtıktan sonra en alt düzeye indirilmelidir.

İşlem yapmadan önce yoğun bir konsantrasyonla stratejimizi belirleyerek işlemi başlatırız ve işlem açmadan önce en önemli noktalardan biri de kaldırabileceğimiz zararı belirleme safhasıdır. Yani açtığınız işlemde ne kadar zarar ederseniz pozisyonu kapatmalısınız diye bir durum değerlendirmesi, işlemi açmadan önce yapmalısınız. Bunu yaparken açtığınız işlemi ne kadar sürede kapatmayı beklediğinizi de düşünürsünüz. Niye işlemi açmadan önce derseniz en iyi yanıtı Yıldız Tilbe veriyor: Ben eski ben değilim ki... İşlem açtıktan sonra artık başka biri oluruz. O nedenle başka birinin işlemi yönlendirmesine izin vermeyin.. Mesela 5 dklık grafikte işlem açıyorsanız muhtemelen yarım saat 1 saat içerisinde sonuç alırsınız. Çoğu kişinin yaptığı hatadır: 5 dklık grafikte stop noktasına yaklaşırken hemen 4 saatlik veya günlük grafiğe bakılır. "Hımm günlük grafikte asıl destek daha aşağısı; dur şu stop seviyesini indireyim de zarar yazmasın" diyerek stop noktasını işleme girmeden önce bıraktığı yerin çok altına çeker. Kar al noktası unutuldu. Yok öyle bir yer. İşleme girerken 5 pip kar için giren kişi 40-50 pip zararı göze almış durumda. Bu hiç karlı bir ticaret değil. Günlük yaşamda böyle bir ticaret gerçekleştirsek kim bilir ne laflar işitiriz. O nedenle ilk belirlediğiniz zarar noktası bırakın yerinde kalsın. Zarar ederse etsin, paranız o işlemle bitecek değil ya. Siz bir sistemi tutturursanız mutlaka kar edecek işlemler yaparsınız. En kötü sistem bile uygulansa mutlaka karlı işlemler olur.

İşlemlerde kararlı olmak da ayrı bir unsurdur. Grafiği değerlendirdiğimizde yön ve strateji konusunda kararsız kalıyorsak o işleme hiç girmemek en iyisidir. Hepimiz birer yan hakemiz ve ofsayt konusunda kararsız kaldığımız an olduğunu varsayalım. Bu durumda yapacağımız en iyi şey "ya gol olursa" diye düşünüp işlemin zarar etme durumunu hatırlayarak bayrağı kaldırıp oyunu bitirmek.

Forex öyle bir mevzu ki başarılı bir işlem yapmak gerçekten zordur. Kişi geçer ekran başına ve 1 işlem yapar anında kar alır. 2. işlemi yapar karını alır cebe koyar derken 10 işlemden 3'ü zarar 7'si karla kapanır. Çok başarılı. İyi bir sonuç almıştır ve parası da artmıştır. Buna güvenerek daha önceki kaldıraç oranını 10 katına çıkarır. Kar ettiğinde 30-40 pip etmişti ancak bu ilk işleminde değil karı ana parası bile azalmıştır. Tamam zarar ettim artık kazanma zamanı diyerek 1 işlem daha. Eyvahh bu da zarar. Derken para sıfırlandı. Takım başarı elde etmiş, golcüleri tam takır oynuyor, sen gelip teknik direktörü değiştiriyorsun. Sistemi değiştiriyorsun. Mantıklı hamleler yapmıyorsun. Amaç daha çok kazanmak ama yöntem yanlış. Elbet daha başarılı sonuçlara imza atacaksın, bir müddet başarılı sistemle devam et daha sonra çok ufak değişikliklerle mantıklı bir şekilde kaldıracı arttırırsın. Kazanırken 10 pip; kaybederken 80 pip... Bu böyle yürümez.

Yine futbolla ilgili olacak ama şöyle bir durum da vardır: Bir takımın kazanmasını herkes bekliyorsa o takımın iddaa oranı da düşüktür. Kimisi sürpriz ata oynar ve çok kazanır o ayrı mesele. Ama piyasada bir beklenti varsa o sizden önce hesaplanmış ve oranı belirlenmiştir. Şöyle ki MB'nın faiz indirmesi bekleniyorsa ve faiz indirimi gerçekleşirse piyasa tepkisiz kalabilir. Sebebiyse çok daha önceden bu beklentinin satın alınmış olmasıdır.

Teknik analizle değerlendirme yapıyorsanız daha önce de dediğim gibi gördüğünüz grafik herkesin önünde var. Herkesin trend çizme gibi bir yeteneği, Rsi, Macd gibi göstergelerini grafiğe ekleme gibi bir becerisi de var. Sizin gördüğünüz trendi herkes görüyor ve klasik olan Rsi yorumunu herkes yapıyor. İşte bu basit meseleyi büyütmeyin, herkesin gördüğü şekilde görmeye çalışın.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçim olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

27 Kasım 2014 Perşembe

Bilgi Teknolojisi ve Etkileri

Çağımız bilgi teknolojisi çağı ve bu bilgiye en hızlı ulaşım aracı olarak kullanılan bilgisayar çağı. Bilgisayarın günlük hayatta çok önemli bir yeri olduğu yadsınamaz bir gerçek. Her 5 evden birinde yer alan bilgisayarın kullanımı her yaştan birey için gerekli hale gelmektedir. Gerek internet bankacılığı gerek uzmanlara ulaşım gerekse eğlence amaçlı daha sık kullanım alanlarının yer aldığı bilgisayar dünyasında kişinin sosyal dünyadan tamamen bağını koparmış hale gelmesi önümüzdeki yıllarda sağlıklı bireylerin gelişimi açısından alarm çanlarını çalmaktadır. Blogumuzun da konusu olan ekonomi unsuru olan Borsa ya da Forex ise daha çok yetişkinlerin kullandığı alanlar olmaktadır. Özellikle Forex yatırımcılarının bilgisayar başında uzun süre vakit geçirmesi kullanıcıların hem psikolojik hem sosyal hayatını olumsuz etkilemektedir. Uzun süre grafiklere bakarak ekrana yoğunlaşmak göz sağlığı açısından da olumsuz bir faktör olmaktadır. Gözden dize kadar sağlığımızı etkileyen bu yaşam tarzının etkilerini sırasıyla yazacak olursak:

1- Sürekli aynı pozisyonda kilitlenmiş olmanın fiziksel yapının bozulmasına, kamburlaşmanın ortaya çıkmasına,

2- Bir insan gözlerini normalde 18 kez kırparken bilgisayar başında bu sayının oldukça azaldığı ve bunun da göz kuruluğuna,

3- Stresli bir işte çalışırken farkında olmadan kendimizi kasmamız hemeroid hastalığına,

4- Stresli çalışmalar kalp ritminin bozulmasına ve kalp duvarlarının zayıflamasına,

5- Aynı noktaya bakmanın sosyal hayatta donuk bakışlara neden olmasına ve karşımızdaki insanların gözlerine bakarak duygularını anlamamıza engel olmasına neden olmaktadır.

Bu tür sorunlar ciddi problemler yaratmakta ve geleceğimizin tehlike altında olmasına neden olmaktadır. Şimdi bilgisayar dışında artık akıllı telefonlar hayatımıza girmiş ve insan yaşamı resmen evrim geçirmiş durumdadır. Af edersiniz tuvalette bile uğraş alanı olan akıllı telefonlar gün içinde konuştuğumuz kelime sayısının ciddi oranda azalmasına bile etki etmiştir. Bu tür sorunlarla nasıl başa çıkabileceğimizi sıralayacak olursak öncelikle gerekli olmadıkça pc başında oturmamaya özen göstermeliyiz. Pc başında oturmamız gereklilikse;

1- Ekrana çok uzak veya çok yakın durmamalı belli bir mesafeden çok parlak veya çok kısık olmayan monitörleri kullanmalıyız,

2- Yarım saatte bir yerimizden kalkarak vücudumuzu esnetmeli, hareketsizliği engellemeliyiz,

3- Gözlerimizi kapatıp çok bastırmadan arada bir ovmalıyız,

4- İmkanlar ölçüsünde temiz hava almaya özen göstermeli, uzak noktalara bakarak göz kaslarımızın gelişmesine özen göstermeliyiz,

5- Odanın ışığını iyi ayarlamalı, ışığı sol arkamıza alarak gözlerimizin erken yorulmasını engellemeliyiz.

Türkiye'de online kullanıcı sayısı, hem kişi başına süre, hem de kişi başına girilen sayfalar açısından diğer Avrupa ülkelerini çok üzerindedir. Bu nedenle hem kendimiz hem çocuklarımız için önlem almalı yaşamamızı etkilemesine izin vermemeliyiz. Sağlıklı günler dilerim.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçim olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

İşsizlik Oranları ve İşsizliğin Toplum Üzerindeki Etkileri

İş bulmak isteyenlerin çalışacak iş bulamaması sorununa denir. İş arayıp da bulamayan kişiye de İşsiz adı verilmektedir. Hemen her toplumda sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları farklı olmakla birlikte tüm
toplumların tarih boyunca en önemli sorunlarından biri olmuştur. Teknolojik gelişmelerin artmasıyla insan gücüne ihtiyacın azalmasından tutun da bir çok nedeni vardır işsizliğin. Daah önceleri tarım toplumu konumunda olan ülkemizde işsizlik düşük oranlardayken günümüzde oldukça yüksek bir orandadır. İnsanlara istihdam sağlamak başlı başına bir ülke sorunu olmakla birlikte çalışmak isteğinde bulunanların tamamının çalıştırıldığı duruma Tam İstihdam adı verilmektedir. Tam istihdam durumunda çalışmak isteyen tüm emek sahipleri iş bulabilir. Yani iş gücü aktif bir şekilde üretimde yer alır. İş gücü de çalışanlar ve çalışmayanlar (işsizler) olarak adlandırılır. İşsizliğin artmasına neden sıkıntılıdır derseniz de işsizliğin en önemli etkisi büyüme üzerinde görülmektedir. Dalga etkisiyle ihracat azalır, ithalat artar, dış borç vs denge bozulur anlayacağınız. Şimdi bunlar belli dönemlerde yapılan gözlemler neticesinde oluşturulan istatistiki veriler sonucunda elde edilen analizlerdir. Bunları yalanlayamayız ancak kesin bir doğruluğu ve sonucu da olacaktır diyemeyiz.

Ortada çok net bir durum varsa o da işsizliğin toplum üzerindeki etkileridir. Örneğin işsiz birinin hayat standardı düşecektir. Buna bağlı olarak ruh sağlığı bozulabilir, toplumun huzurunun kaçmasına neden olabilir ve doğal olarak kişinin fiziksel rahatsızlıkları ortaya çıkacaktır. Bu etkilere baktığımızda işsiz bir kimsenin sadece kendisine değil ailesine ve çevresine de etkileri vardır. Afrika ve Asya ülkelerinde işsizliğin yol açtığı yoksulluk, toplumsal sefalete dönüşmüş durumdadır.

Ülkemizde de işsizlik önemli bir konu olmakla birlikte zaman zaman bu oranı düşürme ile ilgili politikalar uygulanmıştır. İşsizlik oranını bulmak için işsizlerin sayısını işgücü sayısına bölmek yeterlidir. İşsiz sayısında önemli bir nokta vardır ki bu kişilerin çalışmak isteyip de iş bulamaması durumudur. Yani kişi çalışmak istemiyorsa işsiz sayılmaz. Ya da çalışmasına engel bir durumu varsa (yaşlılık, sakatlık) bu kişi de işsiz sayılmaz.

Bu durumda işsizliği İradi ve Gayrı iradi olarak 2 gruba ayırabiliriz. Yani İradi kendi isteğiyle oluşan bir durum iken Gayrı iradi kendi isteği dışında gerçekleşen bir durumdur. Ekonomi için asıl önemli olan konu gayrı iradi işsizliktir. Yani kişinin kendisinden kaynaklanmayan bir durum nedeniyle işsiz kalması durumudur.  Yine bu konunun da çeşitli sebepleri vardır. Mesela Gizli işsizlik. Gizli işsizlik durumunun tespit edilmesi de zordur. Mesela kişi şehirde iş bulabileceği halde şehre gitmeyerek köyünde kalıyor. Köyde de kendisine çok fazla ihtiyaç yoktur ama ailesinin yanında tarlada veya hayvanlara bakarak çalışıyor görünüyordur. Bu tür durumlar gizli işsizlik olarak adlandırılır. Diğer bir sebep ise Yapısal İşsizliktir. Mesela eskiden tarlada 30 kişi pamuk toplamak için çalışırdı. Şimdi ise 1 makine tarlaya giriyor ve pamuğun hepsini topluyor. Orada daha önce çalışan insanların durumu Yapısal işsizliğe giriyor. Yani sanayileşme veya teknolojinin getirisi sonucunda işsiz kalan nüfus. Hemen tarlada çalışan nüfustan bahsetmişken Mevsimlik İşsizliğe de değinelim. Bir çok insan Ordu'ya fındık toplamaya, Adana'ya pamuk toplamaya veya Manisa'ya domates falan toplamaya gider. Bu kişiler iş bitince işsiz kalırlar. Bu tür işsizliğe de Mevsimlik işsizlik adı verilir.Son bir işsizlik türü de Konjonktürel işsizliktir. Bu işsizlik de belli dönemlerde ekonomi durgunlaşır, talep azalır ve bu durum sonucunda işverenler küçülmeye giderler. İşte bu durumda belli bir işsizlik ortaya çıkar. Tekrar bir canlanma olması durumunda bu insanlar işe alınırlar. Bu tür işsizliğe de konjonktürel işsizlik adı verilir.

Türkiye'deki işsizlik oranlarına 1923'ten bu yana baktığımızda teknolojideki ilerlemeyle orantılı olarak işsizliğin de arttığını görüyoruz. Günümüzde Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin İşsizlik olduğu söylenebilir.


Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçim olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Altın 200'lük ortalamayı geçemedi - 27 Kasım Altın Analizi

Altın daha önceki analizimizde üzerinde durduğumuz ve geçilme ihtimalini daha yüksek gördüğümüz 200 periyotluk ortalamayı geçemedi. Bunun yerine düşüş yönünde daha çok ısrarcı olan Altın'ın 1,196 altındaki 4 saatlik kapanış gerçekleştirmeye daha istekli olduğunu görüyoruz.
Altın için kritik direnç 200 periyotluk ortalamanın geçtiği seviye 1,200/01 seviyeleri. Bu seviyeler altında 4 saatlik kapanışlar devam ettikçe 1,186-1,177 desteklerinin test edilmesini bekleyebiliriz.

Günlük kapanışlarda 1,186 desteği önemini korumakla birlikte bu destek üzerinde kapanışların devamı veya 1,177 üzerindeki hareketler yükselişler açısından olumlu sayılabilir. Olası yükselişlerde 1,200 direncinin aşılması 1,215/21 aralığını gündeme getirecektir. Ancak kısa vadeli bu hareketlerin orta vade görünümünü değiştirmeyeceği açıktır ve orta vadede aşağı yön devam edecektir. Orta vadede geri çekilmelerde 1,175-1,157-1,131 seviyeleri hedef olarak izlenebilir.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Ekonomide işler yolunda mı?

Bu sorunun cevabını herkes merak eder. Ev hanımından bürokratına, işçisinden memuruna, yatırımcısından iş adamına kadar herkesi yakından ilgilendiren bir konudur. Şöyle ki: Ekonomide işler yolunda gidiyorsa refah da genel olarak artıyor demektir. Fabrikalar büyüyor üretim artıyorsa, işsiz kişiler daha kolay iş bulur, ücretler artar, daha iyi evlerde yaşarız, daha iyi otomobillere bineriz ve daha iyi bir yaşam sürmeye başlarız. Peki işlerin yolunda olup olmadığını nasıl anlarız derseniz, her ekonomik aktivitede olduğu gibi bu konuda da istatistiki veriler oluşturulup ölçüm yapılır. Elde edilen veriler sonucunda ekonominin büyüyüp büyümediği, ne kadar ürettiğimiz veya tükettiğimiz sonucuna ulaşırız.

Ekonomide büyümenin gerçekleştiğini anlayabilmemiz için elde edeceğimiz ilk gösterge Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH)'dır. Ekonomide elde edilen üretimin en önemli göstergesidir. Yani bizim sınırlarımız içinde üretilen tüm malzemelerin piyasa değeridir. Yani, tarlada üretilen buğdayın piyasa değeri, otomobil, ev, petrol, kitap, kalem vs tüm ürünlerin piyasa değeri toplamıdır. Bu ürünlerin tamamı ülke sınırları içerisinde üretiliyor olmalı. Mesela Abd'nin X firması Türkiye'de üretim yapıyorsa bu ülkemizin Gsyh'sine dahil edilir. Ama bir Türk firması Almanya'da üretim yapıyorsa bu ülkemizin GSYH'sine dahil edilmez.

Gayrı safi Yurt İçi Hasıla ile ilgili olarak, mesela buğday sadece ekmek yapımında kullanılıyorsa, hem üretilen ekmeğin piyasa değeri hem de üretilen buğdayın piyasa değeri hesaplanırsa hatalı olur. Bu hataya mükerrer (çifte) hata denir. Yani bir ürün 2 kez hesaplanmış olur. Bu konuda net bir durum elde etmek için, buğday üreten çiftçinin kazancı diyelim ki 50 kg başına 25 tl olsun. Bu 25 tl çiftçi adına Gsyh'ya eklenir. Daha sonra 50 kg buğday öğütülüp (40 kg un elde ediliyor olsun) ekmek yapılacak. Yapılan ekmek sayısı da 200 olsun. Ekmeğin tanesi 1 TL'den fırıncının hasılatı 200 TL olur. Ancak 25 TL buğday için harcama yaptığını da hesaba katarsak 175 TL fırıncının kazancı olur. İşte toplam hasılat 175+25=200 TL olur ki bu değer GSYH'ya eklenir. Bu şekilde bütün kazançlar toplanarak GSYH elde edilir.

Bu durumdan anlaşıldığı gibi üretim faktörü en önemli ayrım noktasıdır. Yani üretim yoksa hesaba eklenmez. Üretilen bir araç hesaba eklenirken 2.el araç satışı yapan birinin kazancı eklenmez. Çünkü o herhangi bir üretim yapmamıştır.

Diğer hesaplama yöntemleri de ekonomik faaliyetler sonucu elde edilen gelirlerin toplanması ve üretilen mal ve hizmetlerin kullanıcıları tarafından yapılan ödemelerin yani harcamaların toplanmasıdır.

Son olarak Türkiye GSYH'sı Türkiye İstatistik  Kurumu Tarafından 3 aylık dönemler için ölçülmektedir.


*Veriler TÜİK'ten alınmıştır. 

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımızı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

26 Kasım 2014 Çarşamba

Kaybedenler Kulübü'ne Hoş Geldiniz..

Ekonomi'de kazanmak için çabalıyoruz da hiç kaybetmek için çabalayanınız oldu mu? Kaybetmenin de en az kazanmak kadar zor olduğunu göreceksiniz. Bazen tekniğin de temelin ne
kadar gereksiz olduğunu düşünebilirsiniz. Hiçbir şey bilmeden işlem yaptığınızda kara geçmek için %50 şansa ihtiyacınız vardır. Bunun başka bir açıklaması yok. Bunun kesin bir yöntemi de yok, %50.. Madem öyle, pozisyon açtığınız gibi kara geçmeyi düşünmemeli, bir müddet zararda olabileceğinizi bilmelisiniz. Zaten alış satış arasındaki fark nedeniyle pozisyonumuz zararda açılır, o önemli değil, önemli olan pozisyonun karda kapatılmasıdır. Ancak bir çoğumuz hırslı davranıp hemen kara geçmeyi hedefliyoruz. Kar etmek için sarfettiğimiz emeğin karşılığını, biraz sabırla alabiliriz. Evet, emeğin karşılığını; çünkü işin içerisinde emek yoksa kaybetme olasılığımız daha fazla olabilir. Kazanmayı garanti edecek yöntem olmadığı gibi kaybetmenin de garantisi yoktur. Ancak kaybetme ihtimalini arttıran durumlar elbette vardır. Şimdi kaybetmemize neden olan maddelere bakalım, yaptığımız hataları daha net görür, bunları düzeltmeye çalışmamız başarılı bir yatırımcı olmamızı sağlayabilir.

Genel olarak Borsa'da yatırım yaparken yaptığımız hataların hangi cümlelerle başladığına bakalım:

1- Bize yakın zamanda lazım olmayacak, kaybettiğimizde hayatımızı etkilemeyecek parayla yatırım yapmalıyız.
* Evi 1 ay sonra alacağım, bu parayı o zamana kadar xxx hissesine yatırayım. Ne kadar kazansam da kardır. Kazanmasam bile evde boş duruyor, zamanı gelince paramı borsadan çekerim...
*Bu hisse kesin yükselecek o nedenle kredi çekip hisseyi alırım, hisse yükselince krediyi kapatırım.



2- Özel bir durum olmadıkça günlerce yükselen hisselerden uzak durmalıyız. Hiç beklemediğimiz anda taban yaparak satamayacağımız duruma gelebilir.
*Bu hisse zaten yükseliyor, ah bir yakalasam hemen alacağım. Tavandan da alsam diğer gün kesin tavan yapar o zaman satarım..

3- Alacağınız hissenin teknik, temel analizine mutlaka göz atın, başkasının tavsiyesiyle hisse almayın.
* X kişisi dediyse kesin bu hisse yükselir, adamların bir bildiği var. Bu zamana kadar kazandırmış ki millet onu dinliyor..

4- Paranızın tümüyle yatırım yapmayın veya tümünü aynı hisseye yatırmayın.
* Kazandıracaksa tek bir hisse kazandırır; ya tam zengin olurum ya da yerimde sayarım. Büyük parayla daha çok para kazanabilirim.

Şimdi Forex konusunda yaptığımız yanlışlara göz atalım;

1- Stop Loss kullanın. Bu işin olmazsa olmazıdır.
* Eğer stop bırakırsam, işlemim kapanır daha sonra kesin yükselir. Kaç kez öyle oldu, artık stop kullanmayacağım.

2- Olabildiğince düşük hacim kullanın.
* Düşük hacimle çok az para geliyor. Hacmi biraz yükseltseydim şimdi zengin olmuştum. Yüksek hacimle tek kalemde parayı bulacağım.

3- Kar hedefinize ulaşmadan kar alıp çıkmayın veya kara geçtiğiniz zaman stop seviyenizi de pozisyonunuzun yönünde değiştirin. Maksimum karı bu şekilde yakalayabilirsiniz.
* Önceki pozisyonda kar elde ettim ama pozisyonu kapatmadığım için tekrar düştü ve stop oldum. Artık ne kadar kara geçsem de hemen kapatacağım pozisyonumu.

4- Üst üste kayıplar yaşarsanız bir müddet ekranı kapatıp işlem yapmayın, belki o gün iyi değilsinizdir, belki de piyasalarda oynaklık çok yüksektir.
* Bugün çok kaybettim o parayı kazanıp çıkacağım, kalan para giderse gitsin hacmi de yükseltip geri kazanacağım

5- Trendi takip edin ama ısrarcı olmayın trend dönüşü yaşanıyor olabilir.
*Bu parite kesin geri dönecek şu formasyona göre hedefi burası olmalı vs.

Eğer siz bu maddeleri uygulamıyor, yapılan yanlışları tekrar ediyorsanız geçmiş olsun, kaybedenler kulübüne hoş geldiniz, bol kayıplar (!)

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımızı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Döviz fiyatının yükselme ve düşme sebepleri

Döviz basit anlamıyla yabancı para demektir. Yani ülkemizde döviz denince akla başta Dolar olmak üzere Euro, Japon Yeni, İsvişre Frangı, Pound gelmektedir.  Döviz fiyatları tabi öncelikle Dolar fiyatları ülkemizde herkesi ilgilendirmektedir. Yükselişin tedirginlik yarattığı, düşüşün ise rahatlattığı bir ülke haline gelir olduk. Tabi ithalatçılar hariç.
Nedeniyse bir ürünü hep 10 dolardan satan bir kişi doların yükselişinden TL bazında kar elde edeceği için mutluluk duyacaktır.

Bu işleri küçüklükten beri merak ederdim "dolar yükseldi, altın fiyatları uçtu, euro çakıldı" diye haberlere bakınca ne oldu da böyle oldu derdim hep. Hala da her zaman kesin bir cevabını bulamadığımı belirterek söyleyebilirim ki yüzlerce sebep sayılabilir.

Öncelikli olarak arz talep meselesi ekonomide önemli bir faktördür. Diyelim ki dünya bizim yaşadığımız küçük bir ilçeden ibaret ve bu ilçede 100 kg buğday var. Buğdayın kg fiyatı da 5 TL. Buğday miktarı ilçede sabitken herkes buğday alırsa kıtlık olacağından buğday fiyatı yükselir. Köylerden ilçemize buğday gelir de bolluk yaşanırsa ilçemizdeki buğday fiyatı düşecektir. Yani talep yükselirse ürünün fiyatı da yükseleceği gibi, talep düşerse veya arz fazlası olursa ürünün fiyatı azalacaktır.

Doların yükselmesinde veya düşmesinde yurt içi ve yurt dışı bir çok sebep etkilidir.  Dolar Merkez Bankası politikalarından tutun da bilmem hangi ülkenin bilmem hangi siyasetçisinin başına gelen bir olaydan bile etkilenebilir.

Döviz fiyatları bir çok konudan etkilenebiliyor. Politikayı ve ekonomik gidişatı etkileyen her şey döviz fiyatlarında etkili olmaktadır. Yurt içinde yaşanan karışıklıklar başta olmak üzere yurt dışındaki siyasi ve ekonomik gelişmeler de etkili olmaktadır. Diyebilirsiniz ki Avrupa'daki bir sorun bizi neden etkilesin. Hatta bir çok insan sormaktadır Avrupa batarken veya Euro dağılırken neden bizdeki Dolar fiyatı yükselir diye. Bu sorunun cevabına inmeden önce Dolar dünyada en çok kullanılan, rezerv para birimidir. Euro ise Dolar'a göre daha az kullanılmaktadır. Şimdi Avrupa'daki herhangi bir sorunda Euro'ya yatırım yapan bir kişi, dağılabilecek yani batacak bir bölgenin para biriminde neden dursun ki. Hemen o psikolojiyle Euro olan parasını satarak daha güvenli olan Abd Dolar'ına yatırmaktadır. Böylelikle hem yurt içinde hem yurt dışında Dolar'ın değeri artmaktadır. Peki Abd batarken niye Dolar yükselir derseniz onun cevabı biraz daha karmaşık aslında. Hem Abd çökecek hem de parası değerlenecek, tuhaf bir olay aslında. İşte bu noktada tamamıyla arz talep meselesi ön plana çıkıyor. 2008 Mortgage krizi Abd kaynaklıydı. Bu kriz öncesi Dolar 1,15, Eurusd paritesi 1,60 iken kriz patlak verince Dolar 1,75 Eurusd paritesi ise 1,23 seviyesinde soluk alıyor. Yurt içinde ve yurt dışında çok ciddi bir değer artışı yaşayan Dolar'ın bu yükselişinde batan Abd ekonomisi mi, Avrupa mı, Türkiye mi? soruları sorulmaya başlandı. Maalesef Abd ekonomisi hapşurunca Türkiye başta olmak üzere diğer ülkeler yataklara düşecek kadar nezle oluyor.

Şimdi bu Abd'de yaşanan bu sorunda bizdeki Dolar neden yükselir sorsunun cevabına bakacak olursak, bu talebi ortaya çıkaran 2 farklı sebep söylenebilir aslında. Birincisi Abd'li yatırımcıların tamamı Abd'de işlem yapmıyor tabi ki. Kendi ülkemizi ele alacak olursak Bist'te büyük hacimle işlem yapan bir çok Abd'li yatırımcı mevcut. Belki adına milliyetçilik diyeceksiniz ama Abd ekonomisi yangın yerine döndüğünde elindeki suyu alıp yangına dökecek bu yatırımcılar hemen borsadan yani TL'den çıkarak Dolar satın almaktadırlar. Yapılan bu işlemler karşısında Dolar'a akın olmakta ve Dolar fiyatı hızla yükselmektedir. Diğer ülke paraları karşısında da benzer işlemler gerçekleşiyor ve Dolar diğer paralar karşısında değer kazanır hale geliyor. Diğer sebep ise Abd'ye duyulan güven diyebiliriz. Her ne olursa olsun Abd ekonomisi çok güçlüdür ve gördüğü zararı diğer tüm ülkelerden daha erken telafi edebilir görüşü oldukça hakim. İşte bu güven neticesinde yaşanabilecek krizlerde Dolar güvenli liman olarak yerini korumakta ve hızla yükselmektedir.

Dövizin yükselmesinde veya düşmesinde etkili olan faktörler tabi ki bunlara sınırlı değil. Döviz fiyatlarını etkileyen başlıca unsurları sıralayacak olursak...>>>

25 Kasım 2014 Salı

Eurjpy'de yükseliş trendi devam ediyor - 25 Kasım Eurjpy Analizi

Bir yatırımcının isteği üzerine analizini yaptığımız Eurjpy paritesinde yükseliş trendinin güçlü bir şekilde devam ettiğini, trend desteğinden kısa bir süre önce dönen paritenin tekrar yükselişe geçebileceğini görüyoruz. Paritedeki kuvvetli destek olarak 146,30 seviyelerini gösterebiliriz. Bu seviyelerden geçen 55 periyotluk hareketli ortalama da yükselişi destekleyici diğer bir unsur olarak göz önünde bulundurulmalıdır. Bu seviyeler üzerinde hareket devam ettikçe yükselişin devam edeceğini söyleyebiliriz. 

Olası yükselişlerde 148,41-148,93 aralığı ilk hedef bölgesi iken daha geniş bir zaman diliminde 150,78 hedef olarak gösterilebilir. Kısa vadeli görünümde 148,30 desteği altında gerçekleşecek 4 saatlik kapanışlarda 145,15 ve 144,73 seviyeleri hedefe girebilir. 

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Altın 200 periyotluk ortalamayı kırmaya çalışıyor - 25 Kasım Altın Analizi

Bir yatırımcının isteği üzerine incelediğimiz Altın son günlerde kısmen yukarı yönlü seyre girmiş durumda. 1175 etrafında çoğalan destek seviyeleri 1,177-1,175 aralığının kırılmasını güçleştirerek yukarı yönlü
hareketi tetiklemiş durumda. Günlük incelemelerde 1,186 üzerindeki kapanışlar yükselişler için olumluyken 1,175 üzeri hareketler bu yükselişi destekleyici bir unsur olarak ele alınmalıdır. Yani şöyle ki 1,186 altında günlük kapanışlar veya 1,175 altında hareket oluşmadıkça yükselişlerin devam etmesi beklenmelidir.

Kısa vadede 200 periyotluk ortalama etrafında yatay seyre giren Altın için yükseliş ihtimali daha fazla olurken olası geri çekilmelerde 1,197-1,186-1,175 kritik destekler olarak ön plana çıkıyor. 200 periyotluk ortalama üzerinde 4 saatlik art arda 2 kez kapanış görmemiz halindeyse 1,221 hedefe girecektir.

Daha geniş bir zaman dilimi için inceleme yaptığımızda satış baskısı son zamanlarda azalmış olsa da 1,221-1,261 orta vadeli satıcıların devreye girebileceği bölgeler olduğundan bu seviyelerden satış sürecinin başlayabileceğini ifade edebiliriz. Geri çekilmelerde 1,175-1,157-1,131 seviyeleri hedef olarak izlenebilir.

Özetlemek gerekirse kısa vadede 1,196/97 destek noktaları ile 200 periyotluk ortalamanın geçtiği seviye 1,201 aralığında bant oluşturmuş durumda. Kırılma yönünde 200 piplik bir getiri söz konusu. Yani yükselişte 1,221 düşüşte ise 1,177/75 aralığı gündeme gelecektir. Orta vadede ise yükselişler satış fırsatı olmaya devam ediyor.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

24 Kasım 2014 Pazartesi

Eurusd'de yükselişler satış fırsatı olmaya devam ediyor - 24 Kasım Eurusd Analizi

Bir yatırımcının isteği üzerine analizini yaptığımız Eurusd paritesinde yükselişlerin sert satışlarla karşılaşarak keskin düşüşlerin meydana geldiğini görüyoruz. Paritenin 1,236 seviyesinde destek bularak 2. kez yükselmesi olumlu karşılanabilir.
Bu seviyelerden gelen alımlar paritenin 1,257-1,236 bandında hareket etmesine neden olmakta.

Paritedeki yükselişin ilk ayağı 1,257 direncinde son bulacakken yükselişin devamı halinde 1,275 yükselişin 2. ve son ayağı olabilir. Bu nedenle bu seviyelere yakın bölgelerden satıcıların devreye girmesi beklenebilir. Olası geri çekilmelerde 1,236 desteği kırılabilir ve bu kez 1,229-1,216-1,204 seviyeleri hedefte olacaktır. 1,236 ve 1,257 kırılmadıkça bant içi al-sat uygulanabilir.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Usdtry'de kısa vadeli düşüş sonlandı - 24 Kasım Dolar Analizi

Dolar'da 4 saatlik grafiğe baktığımızda düşüş trendinin kırıldığını 2,217 seviyesinin önemli bir destek olarak ön plana çıktığını gözlemliyouz.
Dolar'ın 2,188-2,24 bandında olduğumuzu hatırlarsak bandın orta noktasına yakın 2,21 seviyeleri ve altı orta vadede alım çin uygun gözükmekte.

Dolar'ın orta vade görünümünde 2,188 hatta 2,150 seviyelerine düşüş ihtimali bulunsa da yönün yukarı lması bu seviyelere düşüşün alım fırsatı olacağını düşündürüyor. Bu nedenle kısa vadede ve orta vadede yaşanacak düşüşler ilk etapta 2,243 daha sonra ise 2,310 hedefleri için alım fırsatı oluşturabilir.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

16 Kasım 2014 Pazar

Dax düşüş trend kanalının üst bandında - 17 Kasım Dax Analizi

Dax'ın son görünümüne baktığımızda 9343 seviyesinin üst bandın sınırı olduğunu, bu seviye altında hareket devam ettikçe de satış baskısının
devam edeceğini görüyoruz. Bulunulan seviyelerin yüksek sayılabileceği Dax'ta 8900-8750-8643 kademeli hedefler olarak belirlenebilir.

Düşüş kanalının net bir şekilde görüldüğü Dax'ta alım için uygun bölge aramak yerine yükselişlerin satış fırsatı olarak kullanılması daha makul görünüyor. 9343 üzeri günlük kapanışta 9900 seviyesi hedefe gireceğinden bu seviye dikkatle takip edilmelidir.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Usdtry kısa vadede düşüş eğiliminde - 17 Kasım Dolar Analizi

Dolar'daki kısa vadeli görünüme baktığımızda 2,243 altı kapanışın 2,188 seviyesine uzanabilecek bir düşüş eğilimi yarattığını ifade edebiliriz. Ancak yükseliş trendinin alt bandına rastlayan 2,212-2,195 seviyeleri de
kritik destekler olarak ön plana çıkmakta. Dolayısıyla 2,202-2,188 aralığına yaşanabilecek düşüşler alım için uygun bir bölge olarak ön plana çıkmaktadır.

Orta vade için yükseliş sinyalinin devam ettiği Dolar için 2,150 seviyesine kadar düşüş olsa bile görünümün bozulmayacağı; 2,310-2,343-2,421 seviyelerinin hedef olarak izlenebileceği bir görüntü devam edecektir.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Altın direnç bölgesine yerleşti - 17 Kasım Altın Analizi

Altın geçtiğimiz haftayı 1,178 seviyesinde kapatarak direnç bölgesi 1,180-1,192 altında kapanış yapmıştı. Ancak bu hafta direnç bölgesi içine yerleşerek haftayı 1,188 seviyesinde kapattı. Direnç bölgesini
güncelleyerek 1,180-1,193 olarak değiştiriyoruz. Maksimum 1,193 seviyesini gören Altın önümüzdeki hafta yükseliş baskısını devam ettirebilir. Ta ki 1,178 altında hareket oluşana kadar. 1,186 üzerinde günlük kapanışlar devam ettikçe de yükseliş baskısı devam edecektir. Direnç bölgesinin üst bandı 1,193 üzerinde günlük kapanışın olmasıyla kırmızı çizgiyle belirttiğimiz düşüş trendinin alt bandına tekabül eden 1,232 seviyesi hedefe girecektir.

Kısaca özetleyecek olursak satış baskısı devam edecektir ancak 1,186 üzerindeki günlük kapanışlar veya 1,178 üzerindeki hareketler devam ettikçe 1,232 hedefte olacaktır. Bu seviye orta vadeli satıcılar için uygun satış bölgesi olabilir ve orta vadede 1127-1,043-990 hedefleri geçerliliğini korumaktadır.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

8 Kasım 2014 Cumartesi

Usdjpy yeni zirveler deneyebilir - 10 Kasım Usdjpy Analizi

Usdjpy paritesini incelediğimizde 30 periyotluk ortalamanın üzerinde tutunmaya çalıştığını ve bu desteğin kısa vadede yükselişlerin devamını
sağlayabileceğini düşünüyoruz. Paritedeki kritik dirence baktığımızda 115,46 seviyesi hem kısa vade için hem de orta vade için karşımıza çıkıyor. Bu direncin aşılması yeni zirvelerin test edilmesine katkı sunacaktır.

Kısa vadede en yakın destek olarak 114,20 seviyesi ön plana çıkıyor. Bu destek üzerindeki hareketlerde (4 saatlik kapanışlarda) yükselişin devam ederek 115,46 seviyesinin tekrar test edilmesini bekliyoruz. Bu kritik direncin tekrar test edilmesi direncin kırılmasını kolaylaştıracağından 114,20 üzerindeki hareketleri takip ediyoruz. Olası yükselişlerde 118,73 seviyesi ön plana çıkarken 114,20 altındaki kapanışlarda 111,45 seviyesi hedef olarak izlenebilir.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Nzdjpy kritik karar eşiğinde - 10 Kasım Nzdjpy Analizi

Nzdjpy paritesini kısa-orta-uzun vadeli incelediğimizde kritik bir kararın eşiğinde olduğunu görüyoruz. Bu kararın önümüzdeki günlerde verilme olasılığı yüksek.

Paritedeki yükselişin devam etmesi için öncelikli olarak kısa vadede 89,00-89,44 direnç bölgesini geçmesi gerekmektedir. Bu direnç bölgesinin aşılması 90,22-91,70 ve 93,65 seviyelerinin test edilmesine katkı sunabilir. Bu kritik direnç bölgesi altındaki kapanışlarda ise aşağı yönlü hareketin devam ederek 86,30 ve 84,80 seviyelerine düşüş görebiliriz.

Kısa vadede yükseliş ihtimalinin daha yüksek olduğunu, en yakın destek 88,43 ve 88,13 üzerindeki hareketlerde 89,44 seviyesinin test edileceğini öngörüyoruz.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Petrol'deki düşüş trendi devam ediyor - 10 Kasım Ham Petrol Analizi

Petroldeki son hareketlere baktığımızda 79,50-80,00 aralığı olan direnç bölgesine doğru bir yükseliş görüyoruz. İlk etapta geçilemeyen bu direnç
bölgesinin aşılması biraz zor görünüyor. 89 periyotluk üssel ortalamanın yükselişlerde direnç görevi gördüğü petrolde bu seviyelere yaşanabilecek yükselişler satış fırsatı olarak görülebilir. Satış baskısı ne zaman son bulur derseniz 89 periyotluk üssel ortalama üzerindeki 4 saatlik kapanışlarda satış baskısı azalabilir ancak alım için erken davranılmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Petrol'deki olası düşüş senaryomuzda 75,34-70,87 hedef seviyeler olarak izlenmelidir. 89 periyotluk üsse ortalama üzerindeki 4 saatlik kapanışlarda düşüş ihtimali zayıflayacağından satış pozisyonları kapatılmalıdır.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.

Sp500'de Megafon Görüntüsü - 10 Kasım Sp500 Analizi

Sp500'de yükseliş ve düşüşlerin büyük bir hızla devam ettiği son zamanlarda üst banda yaklaşıldıkça yükselişlerde, alt banda yaklaşıldığından ise düşüşlerde durulmanın oluştuğu, yeni dipler ve
zirvelerin görüldüğü Megafon formasyonunda üst banda yakın seyreden Sp500'ün yakın zamanda keskin bir dönüş gerçekleştirebileceği ihtimali mevcut.

Megafon formasyonunda üst bant üzerinde kapanışlar gerçekleşmedikçe bant içi hareketin devam etmesi beklenmelidir. Üst bandın şu sıralar 2,038 seviyelerinden geçtiği endeksin bu seviye üzerinde 2 günlük kapanış gerçekleştirmemesi halinde gerileme görebiliriz. 2,014 altında satış baskısının artabileceği bu görüntüde 1,981-1,950-1,923 olası hedef noktaları olarak izlenebilir.

Ancak formasyonu görmediğimiz taktirde düşüş ihtimalinin daha az olduğunu, yeni zirvelerin test edilebileceğini söyleyebiliriz. Bu nedenle 2,014 üzerindeki hareketleri izleyerek bu seviyenin kırılıp kırılmayacağını beklemeliyiz. 2,014 üzeri yükselişin devam ederek önümüzdeki günlerde 2,085 seviyesinin test edilmesini bekliyoruz.

NOT: Grafikler ve seviyeler tamamen teknik analize dayalı olup senaryodan ibarettir. Herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Yatırım danışmanlığı ve tavsiyesi niteliğinde değildir.

Blogumuza destek olmak için:
-Analizlerimizi siz de paylaşabilir,
-Mail abonemiz olabilir,
-Konuların altına düşüncelerinizi, eklemek istediklerinizi yazabilir,
-Sosyal medyada Twitter 'da takipçimiz olabilir, Google+ hesabımı çerçevelerinize ekleyebilirsiniz.